‘Dipnot’ kategorisi arşivi

Bush’a Ayakkabı Fırlatan Kahraman

Salı, 16 Aralık 2008

İçimin yağları eridi. Bu lanet herife ayakkabıyı fırlatmak değil ***üne **kmak gerekirdi, ama eldeki imkan kadar tepki gösterdi kahraman gazeteci. Belki ortalığı bulandırmak ve yeni bir savaş çıkarmak için özellikle tutulmuş bir adamda olabilir. Saldıracak yer arayan “ABD yönetimi”nin her yola başvurabileceği gerçeği nasıl işlediyse içime, her vakayı sinsice değerlendirmek zorunda hissediyorum kendimi. Gazeteci bu eylemi kendi iradesi ile yaptıysa tebrik etmek gerek, çünkü yürek gerek; hakikatli adamsın demek gerek…

Kız Sen Nerelisin?

Cuma, 28 Kasım 2008

Bu cümle bir şarkıdan fırlamış gibi değil mi? “Kız sen İstanbul’un neresindensin?” Ama konumuz şarkı türkü değil, Ankara’da için direksiyon sınavına katılan kadınlara sorulan soru. Direksiyon sınavı komisyon görevlilerinin katılımcıların heyecanını yoklamak için bazı sorular sorduklarına birçoğumuz tanık olmuşuzdur. Fakat “kız sen nerelisin?” gibi bir soru ancak yolda gördüğü kıza laf atan sokak serserisine yakışır. Komisyon görevlisi sorular sorma hakkına sahip olabilir, ama istediği şekilde sorma hakkına değil. Bunu niye kötüye kullanır, eğitimci dediğinin yapacağı son şeyi neden ilk sırada yapar?

Kız sen nerelisin?
-Marslıyım, oğluna mı alcan hödük…

Artık Motosikletim Yok

Cuma, 28 Kasım 2008

Evet… Artık ben de sıradan bir vatandaşım :).

Motosikletimi dün (27 Kasım 2008) başka bir motor tutkunu kişiye sattıktan sonra motorsuz kaldım. İstanbul trafiğinde araçlarıyla cebelleşen, toplu taşım araçlarında eziyet çeken muhteremlere düne kadar bıyık altından gülen ben, sabah 45 dakika otobüs bekleyince bir de kendime güldüm.

Eee, ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin…

Sıkıntı sadece otobüs beklemekte değil aslında. Yeşil ışıkta geçip, kırmızıda durmaya alışık bünyem, minibüslerin yeşil ışıkta bekleme yapıp, süreyi yolcu alma telaşıyla geçirmelerini pek bir yadırgadı. Hep aklımıza sokuşturulan “İstanbul trafiğinin tek çözümü toplu taşım” laflarının fasarya olduğunu bu sabah anladım. Neyse, cipi çekene kadar takarım kulaklıklarımı, açarım ’i, bakarım keyfime.

Kaşıkla Ver, Kepçeyle Al

Cumartesi, 15 Kasım 2008

Benzine indirim yapılmış, laf…..

Doğalgaza yapılan %25′e yakın zamdan sonra benzinin litre fiyatına 7 kuruşluk bir indirim ilaç gibi geldi, ohh rahatladık. Şaka gibi.

Kış geldi battaniyeler çıktı ortaya. Sayın büyüklerimiz doğalgaza bindirdiği zammın ardından benzine 7 kuruşluk bir indirim yapınca çok göze girdiler, sağolsunlar. Doğalgaz zammından sonra yapılan açıklamada bir kaç ay sonra indirime gidileceğinden bahsedilmiş, bu indirim zamanının yerel seçim dönemine yakınlığı kuşkulara sebep olmuştu. Vakit yaklaşınca daha nerelerde indirim olacağını şimdiden kestirmek güç değil. Doğrudan cepten çıkan herşey indirime girecek, farkettiğimiz, göze sokulan şeyler bir bir ucuzlayacak, biz de yerel seçim zaferi yaşatacağız büyüklerimize. Hadi ordan dememek lazım, “erkek eşek bir kere ***” lafı bizde sökmez.

Bengü’den Britney Spears Frikiki

Cumartesi, 18 Ekim 2008

Tatlı yollu bir hatun idi bu kız ilk çıktığı zamanlar, son zaman azıttı. Bengü’den bahsediyorum. Frikik vermeyi aşağılık bir durum olarak görüyorum ben. Hayat kadınlarına özgü bu davranışı ’tan alışık olsak ta ”sanatçılara” yakıştıramıyorum bir türlü.

Şekersin, lolitasın, git başka şirinlikler yap. En yerini kime göstereceksen göster, ama umuma gösterme. Gösteresin geldiyse teker teker göster, benim gördüğümü o, onun gördüğünü ben bilmeyeyim. Emi yavrucuğum ;)

Kız Adları

Çarşamba, 03 Eylül 2008

, , , ( reklamından sonra ikisi bir arada), Zeynep, diye uzayıp gider. Türkiye’de en çok kullanılan kız isimleri yukarıdaki liste. Yeni reklamından sonra konuya daha doğru eğilme fırsatı buldum. İsim konusunda bayağı kısır bir millet olduğumuz gerçeğinden sonra, durumun yavaş yavaş değiştiğini, isimlerin sonuna “Can” eklenmesinden ziyade yeni isimler üretebildiğimizi görmek güzel. Kız bebek isimlerine bir yenisi daha eklendi, . Bu “Su” öyle bir Su ki, çok geçmez bütün bebelerin adına eklenmeye başlar, bir duyulmaya görsün.

Olimpiyat ve Savaş

Cumartesi, 09 Ağustos 2008

Tek Dünya, Tek Rüya…

Olimpiyat oyunları başladı, hayırlı olsun. Savaş ta başladı, buna ne diyelim. Kocaman amcalar her yerde oyununu oynuyor, olan masumlara oluyor, ne anladım böyle oyundan. İlk günden 1000′in üzerinde insan savaş kurbanı oldu bile. ’daki, ’taki, ’daki, her yerdeki savaşlar bitsin de, olimpiyatların sloganı tek dünya yanlış anlaşılmasın.

Kredi Kartından Komisyon Almak Kaldı mı?

Çarşamba, 06 Ağustos 2008

Başlığın cevabı: Evet…

Gariplikler bir türlü bitmek bilmiyor maalesef. Bugün ilk defa başıma gelen hadise son derece canımı sıktı. Nakit taşıma devri bitti sanıyordum, yanılmışım. BDDK o kadar reklam yaptı, “banka kartı demek, nakit para demek” diye bas bas bağırdılar, ne oldu? Büfeci 50 kuruşumu gasp etti.

Hırsızlık yaparken hiç yüzü de kızarmadı büfecinin. O anda mecburdum ve 6,75 Ytl’lik alışveriş için 7,25 Ytl alınmasına, alışverişin tamamlanmasına göz yumdum. Sonra da şu soruyu sordum kendime; acaba kaçıncıyım, bu adam benden önce kaç kişiyi daha gasp etti, buradan elde ettiği kazancı kimlere yedirecek? Çoluk çocuğuna değildir herhalde…

Nedir Bu Recep İvedik Karşıtlığı

Pazartesi, 04 Ağustos 2008

Nedir kardeşim karakterine karşı takınılan bu tavır. Ömrü hayatında ’in ulaştığı ve etki alanına aldığı her kesimden milyonlara ulaşmayı aklının ucundan bile geçiremeyecek sözde entelektüel tayfası çalışmayı yerden yere vurdukça sıfatlarında çıta mı atlıyor, ne yapıyor anlamış değilim.

Köşe yazısı yazacaksan ’i yazma. Çünkü herkes biliyor aynı iş ve karakter yabancı kökenli olsaydı, üstüne üstlük bir de English olsaydı (bak ben de entel(ektüel)im) ballandıra ballandıra iteleyecektin, bizler de sana “vay be adama bak, prof. mübarek” diyecektik değil mi?

“Ne mutlu, kendi insanını beğenmeme, kendinden olan herşeye muhaliflik durumu artık eskisi gibi rağbet görmüyor” diyorduk ki, sen çıktın başımıza. Beğenmediğin senden başarılı, senden samimi. “Efenim, insanımız cahil” deyip köşende rant savaşlarının kahramanı olacağına, taş üstüne taş koy da beğenmediğin insanının kahramanı ol. Hıncal Abi’nin dizisinden esinlenerek; öptüm münasip yerlerinden.

Anlayışlı Davranmak İçin Aciz Aramayın

Çarşamba, 30 Temmuz 2008

Bilenler bilir, akşamları oturup dizi seyretmek vazgeçilmez zevklerimden biridir. Kanal D’nin yeni dizisi “” a takılmıştım ki, dizi içerisindeki bir diyalog sonucu şu izlenimi edindim; Patron kadın elemanı işe gelmediği için ona hiç söz hakkı vermeden işten çıkarma kararı alıyor, çalışanın başına kötü bir olay geldiğini anladıktan sonra kararından vazgeçiyor. Bu durum günlük hayatta da başınıza gelmiştir.

Burada ister istemez şu fikir uyanıyor, insanlara anlayış göstermek için önce dünyalarının başına yıkılmasını beklemeli, sonra iyilik yapar gibi kahramanları olmalıyız, doğru mu? Her ne kadar suistimale çok açık olsa da, insanlara her zaman hoşgörü ve anlayışla yaklaşmak en güzeli. Kalın sağlıcakla.